Yazı Detayı
05 Ocak 2018 - Cuma 19:31
 
Yardımın Ahlaksızı
Mihdi Aydoğan
mihdiaydogan@hotmail.com
 
 

Bizim kültürümüz yardımseverdir. Gönlü geniştir. Cömerttir. Yolda kalanı, düşmüş olanı, fakiri, evsizi yurtsuzu korur. Dünya çapında yapılan araştırma istatistiklerine baksanız Türkiye yardımseverlikte ilk sıralarda yer alır. Çünkü bu toprakların insanı sadece aç olan komşusunu gözetmez. Dünyanın bir ucundaki felakette zarara uğrayan mağduru da mazlumu da gözetir.

Yeni bir durum değil. Yardımseverlik bizde ata mesleğidir. Yıllardır böyledir.  Üstelik dinimizde bunu emreder. Fakiri, yetimi gözetmeyi komşun açken tok yatmamayı öğütler. Bunun yanında yardım yapmanın bir kültürü gelişmiştir bu coğrafyada. Bazen fakirin kapısına bir poşet bırakırsınız kimse sizi görmez. Ecdat sadaka taşları icat etmiştir. Ne alan vereni bilir ne veren kimin aldığını. Ramazan’da bir zengin girer bakkala ver bakalım der o veresiye defterini. Kimin borcunu ödediğini bilmeden kapatır tüm borçları. Çünkü bizim ahlakımızda iyiliği yüze vurmak, ilan etmek yoktur. Bir elimiz verirken diğer elimiz görmez ne verdiğini. Bu ne güzel ne yüksek bir ahlak…

Maalesef değişen dünya düzeninde bu ahlakı da unutuyoruz yavaş yavaş. Bildiğiniz elimizden kayboluyor bir değerimiz daha. Artık ilan ediyoruz yardımlarımızı, boy boy afişlere basıyoruz fakir fotoğraflarını. Sosyal medyada paylaşıyoruz “bakın nasıl yardım ediyoruz” diye.

Bazen kulağıma geliyor, bazen de bir fakir utana sıkıla anlatıyor içine düştükleri bu ikilemi. Çünkü o yardıma muhtaç. O yardım kolisinin içindeki erzaka muhtaç. Diyemiyor “çekmeyin fotoğrafımızı.” Hele o yardım kuruluşları okullara gidiyor yardım dağıtmaya. Fakat yardım mı ediyor, insan mı yaralıyor belli değil.

Bir ayakkabı dağıtıyor. Bir fotoğraf çekiyor. Bir mont veriyor. Bir video çekiyor. Birilerinin bu yardım kuruluşlarına belirli bir yardım standardı getirmesi şart oldu. Fakir fişleme derneği gibi hareket etmekten vazgeçmesi gerekiyor bu sivil toplum kuruluşlarının. Bir çocuğun içinde bulunduğu fakirliği ettiği yardımla yüzüne vurmaması gerekiyor. Fotoğraf dediğin şey kaybolup giden bir şey değil. Hele internete yüklenen fotoğraflar neredeyse kaybolmuyor. Bir çocuğun geleceğine böyle bir yara açmaya kimin hakkı var. Kim garanti edebilir ileride o fotoğrafın karşısına nasıl çıkacağını. Hangi anne ya da hangi baba yüreği kaldırabilir oğlunun kızının yardıma muhtaçlar arasında fotoğrafının görülmesini.

İlla yardımı belgelemek gerekiyorsa ya da iyiliği yaymak adına böyle bir girişim içindeyse bu kuruluşlar çocukların yüzleri görünmeyecek şekilde çekilmeli fotoğraflar. En kötüsü buzlama yapılmalı.

Evet, fakirlik ayıp bir şey değil. Bunda utanılacak bir şey yok. Fakat zenginlik de size ait değil ağalar. Allah’ın verdiğini muhtaç olana veriyorsunuz diye bunu ilan etmenin anlamı yok. Kendi kendinize şükrünüzü eda edebilirsiniz. Bunun için çocukların yüzlerini, annenin acısını, babanın dramını belgelemeyin artık.

İtiraz ediyorum. Çünkü bu şekilde yapılan her yardım bir ticarete dönüşüyor. Bir çocuğun fakir fotoğrafı kaç para ediyor sizin için? Bunun değerini neye göre biçiyorsunuz? Eğer elinizde fotoğraf makinesiyle dolaşmadan yardım yapamıyorsanız, sizin için bir anlamı kalmıyorsa zaten onun adı yardım değildir. Nasıl yoldan geçen bir vatandaş verdiği sadakayla birlikte dilenciyle selfi çekmiyorsa ve çekse ne kadar ahlaksız olursa, bunu STK yaptığında daha ahlaklı olmuyor.

O fakir insanların size itiraz etmeye mecalleri yok. Bu yüzden vazgeçin artık bu zulümden.

​Başka bir yazıda görüşmek üzere...

 
Etiketler: , Yardımın, Ahlaksızı,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı