Yazı Detayı
15 Eylül 2017 - Cuma 11:44
 
“İslam âlemi neden hep mazlum ve fakir konumunda?”
Mihdi Aydoğan
mihdiaydogan@hotmail.com
 
 

Mesleğimiz itibariyle toplumun her kesiminden insanla yakın temas içerisindeyiz. Hemen her gün çeşitli dost meclislerinde ülkenin, İslam âleminin ve dünyanın sorunları üzerine fikir alışverişlerinde bulunuyoruz. Son zamanlarda daha çok Arakan/Myanmar Müslümanları gündemimize girse de İslam dünyasının içinde bulunduğu durum akıllara şu soruyu getiriyor: “İslam âlemi neden hep mazlum ve fakir konumunda?”

 

Allah nasip ederse birkaç yazı daha devam edecek bu konuya giriş nedenim bu. Çünkü İslam gibi hayatın her kesimine mükemmel reçeteler sunan hak bir dinin mensupları daha yüksek mertebeleri hak ediyor. Bu noktada hepimiz hem fikiriz fakat İslam dinine yakışır bir şekilde Müslüman mıyız? İşte bu noktada herkesin elini vicdanına koyması gerekiyor.

 

Elbette dünya bir imtihan meydanıdır. Müminler çeşitli bela ve musibetlerle sınava tabidir. Kâfirlerin ve İslam düşmanlarının saldırıları da bu kategoridedir. Fakat mevcut durumda İslam’ın sunduğu hakikatleri hayatına katmayan, sunduğu reçeteleri kullanmayan Müslümanlar da bu durumdan sorumlu olduğunu kabul etmek gerekli.  Acil çözüm bekleyen ciddi zaaf ve problemlerimiz var.

 

Doğruluk ve dürüstlük günümüz toplumunda en büyük ihtiyacımız. Çocuk babasından, adam karısından, öğretmen öğrencisinden, öğrenci hocasından, müşteri esnaftan, esnaf toptancısından, hasta doktordan, memur amirinden, patron çalışanından, halk devletten, devlet halktan, doğruluk ve dürüstlük bekliyor. Bu bir zincir... Doğruluğun her halkası toplum zincirinin bir parçası ve biri dahi zayıf olsa gücümüz azalıyor, toplum dengesi şaşıyor.

 

Doğruluk ahlakın temel yapı taşı. Güçlü bir karakter, sağlam bir ahlak inşa etmenin birinci şartı doğruluktan geçiyor. Çünkü doğruluk olmadan insanın toplumsal hayatı zedeleniyor. Mesela itimat olmuyor. İtimat eksikliği güvensiz bir atmosfer oluşturuyor. Babasının ya da öğretmeninin yalanına şahit olan çocuğa doğruluktan bahsedebilir miyiz? Dürüstlüğüne halel gelmiş esnaftan gönül ferahlığıyla alış veriş edebilir miyiz?  Emniyetsiz bir ortamda, herkes birbirinden şüphe ederken huzurlu bir ortam da hayale dönüşüyor.

 

Önce aile hayatı sekteye uğruyor. Sonra mahalle, sonra şehir vs. Bu öyle bir virüs ki etkisi ülkenin her yanında görülüyor. Sadece ülkemizde değil, bu problem İslam âleminin bütün organlarına sirayet ediyor. Kabul edersiniz ki bu durum dünyanın bir ucundan bir ucuna bütün ümmetin ortak problemi. Üstelik yeni de değil. Nereden baksak en iyi ihtimalle 300 - 400 yıllık bir problem.

 

İslam’da doğruluk, doğru söz ve yalan söylememek en çok üzerinde durulan konulardan biri. Kendisine peygamberlik gelmeden önce bile Muhammed-ül Emin olarak anılan bir peygamberin (sav) ümmetiyiz. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “Münafığın alameti üçtür: Konuştuğu zaman yalan söyler, söz verdiği zaman yerine getirmez ve ona güvenildiği zaman hıyanet eder” Dikkat edilirse üç alametin üçü de doğrulukla doğrudan ilişkilidir. “Münafıklık alameti” olması ise biz Müslümanlar için gayet dehşetli bir uyarıcıdır. Günümüzde yalana beyaz, pembe gibi sıfatlar takıp durumun ciddiyetini zedeleyenlerin kulakları çınlasın.

 

Bütün problemimiz bu mu? Elbette değil. Çözüm bekleyen daha birçok problemimiz var. İnşallah bu konuya devam ederken her birinden bahsedeceğiz. Çözüm için “doğru” bir noktadan başlamak gerekiyor. Hani derler ya “herkes kapısının önünü süpürse…” İşte önce kendi kapımızın önünü süpürmek gerekiyor. Bu da doğruluğun tesis edilmesidir. Doğruluk tesis edilmeden yapılacak her bir hamle verimsiz kalacak, tesis edildiğinde ise yükselişimizi, dirilişimizi hızlandıracaktır.

 

Peki, doğruluk nedir? Eğri olmamaktır. Ne sözün, ne duruşun ne de hareketin eğri olmayacak. Eğilip bükülmeyecek. Hareketlerine riya, başarına dalkavukluk karışmayacak. Hak ve hakikati Allah rızası için haykıracaksın. Fakat Müslüman kimliğine yalan bulaştırmayacaksın. Üç kuruş menfaatine, bir nefeslik hayatına yalan katmadan şerefinle, onurunla yaşayıp Müslüman gibi öleceksin. Bundan daha güzel bir hayat olur mu?

 

Haftaya devam edeceğiz.

 
Etiketler: “İslam, âlemi, neden, hep, mazlum, ve, fakir, konumunda?”,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı